Zaman Yolculuğunu Araştırma Merkezi © 1998 Cetin BAL - GSM:+90  05366063183 -Turkey/Denizli 

ROKET NEDİR?

Roket, tepki esasına göre havada ve uzay boşluğunda büyük bir hızla hareket eden bir ulaşım aracıdır. Bunlar etki tepki esasıyla hareket ederler... 

Roketlerin hareketini doğuran tepki esasını anlatabilmek için şu deneyi uygulayabiliriz. Önce oyuncak bir balon alalım. Bu balonu havayla doldurup şişirdikten sonra ağzını bir iple bağlayalım. Bu durumda balonun içindeki hava basıncı iç kısmın tüm yüzeylerinde eşit değerde olduğundan, balon dengede ve hareketsiz kalır. Sonra bu balonun ağzındaki ipi süratle çözüp bırakalım. Bir anda balonun belirli bir doğrultuda hızla hareket ettiğini göreceğiz. Bunun sebebi, balonun içindeki hava basıncının eşitliğinin bozulmuş olmasıdır. Balondaki hava, ağız (Nezul) kısmından süratle püskürürken, bu kısmın aksi yönünde basınç daha fazla olduğu için balon o yöne doğru hareket etmiş olur. Bu hareket balondaki basınç düşene kadar, yani içerisinde hava kalmayıncaya kadar sürer. İşte roketlerin hareketini sağlayan etki tepki esası budur.

Roketçiliğin Tarihçesi

Roketlerin en ilkel şekli olan havai fişekler çok eski çağlarda Çinliler tarafından biliniyor, ulusal bayram ve dini törenlerde bir eğlence aracı olarak kullanılıyordu. Çin tarihinden edinilen bilgilere göre, 1232 yılında Moğollar'la yapılan savaşlarda bunların bir silah olarak yer aldığı, Moğollar'ın da Polonyalılara karşı tepki esasına dayanan ve ilkel roket diyebileceğimiz bir tip silah kullandıkları anlaşılmıştır.

Daha ileriki yıllarda top, tüfek, tabanca gibi ateşli silahların gelişmesiyle, roketlerde bir gelişme olmadı. 19. Yüzyıl'ın başlarına kadar roketlerle ilgili çalışmalar sadece birkaç amatörün merakından öteye gitmedi.

Bir İngiliz subayı olan William Congreve roketi askeri alana sokan ilk buluşu yaptı ve roketin ucuna savaş başlığı yerleştirdi. Ancak kullanılan bu roketin arkasındaki bir sopa dümen görevini görüyordu ama ağır olduğundan menzili daraltıyordu.

Bu roketler 1825 yılma kadar savaşlarda kullanıldı. 1846 yılında William Hale adlı bir Amerikalı bilgin, roketlere kuyruk (FIN) takmayı deneyerek bu sopa şeklindeki yön çubuğunu kaldırmayı başardı. 20. Yüzyıl'ın başlarında makineleşme hareketi birçok kimseyi roket konusuna yönlendirdi. Nitekim 1903 yılında Rus bilgini Konstantin Çalkovski zamanımızın modern roketlerinin öncüsü olarak isim yapan ilk teorilerim ortaya attı. Ancak "hayalperest bir okul öğretmeni" denilerek dikkate alınmadı. Gerçekte Çalkovski ileri bir buluş yapmış, roketlerde yakıt olarak kullanılan barutu kaldırmış, yerine sıvı oksijen ve sıvı hidrojeni tavsiye etmişti. ilk uygulamalı deneyleri de Alman bilgini Herrman Oberth yapmış ve bu konuda teorilerini yayımlamıştı.

İşte bu ilk teori sonucunda günümüze kadar birçok çalışmalar yapıldı. Halen de bu çalışmalar devam ediyor.

Roketlerin Yapısı

En ilkel roket yapısına sahip havai fişekte tepkiyi yaratan güç, barutun ateşlenmesiyle meydana gelen bir patlamadır. Ateşlenen baruttan çıkan gazlar havai fişeğin kapalı bölmesindeki küçük delikten (Nozul) dışarı püskürürken patlamanın meydana getirdiği basınç dengesini bozar ve ön kısımda basınç fazla olduğundan havai fişek süratle ileriye fırlar. Aslında jet motorları da etki tepki esasıyla çalışır. Fakat bu motorlarda yakıtın yanmasını sağlayan havadaki oksijendir. Bu bakımdan jet motorları havasız bir ortamda çalışmaz.

Roketler böyle değildi. Bunlarda yakıtın yanmasındaki devamlılığı sağlayan oksijen, ayrıca iç kısımda depo edilebildiği için roketler havasız bir ortamda sevk aracı olarak kullanılabilir (Bu özellik roketleri uzay boşluğunda kullanmada çok yararlı bir araç durumuna getirmiştir).

Roketler genel olarak yakıtlarına göre; 

 1-Katı Yakıtlı,

 2-Sıvı Yakıtlı

olmak üzere iki kısma ayrılır.

Katı yakıtlı roketler tıpkı havai fişekler gibidir. Bu tip roketlerin bir yanma odası, bir de egzoz deliği (Nozul) vardır. Yakıt olarak da barut bulunur. Son zamanlarda, barutun yerini alan kimyasal bileşiklerden yapılmış katı yakıtlar kullanılıyor. Bu tip roketlerin yakıtı kısa zamanda bittiği için menzili de azdır.

Sıvı yakıtlı roketler katı yakıtlı roketlere nazaran çok geniş bir hareket sahasına sahiptirler. Bu roketler 4 ana bölümden oluşur

1. Yanma odası,

2. Sıvı yakıt sıvı yakıtı yanma odasına aktaran en­jektör,

3. Egzoz borusu

4. Soğutma düzeni

Sizlere roketler konusunda az da olsa, verdiğim bilgilerden sonra asıl konumuz olan Model Roketçiliğe geçelim.

Model Roketçilik Model Roket, yerçekimine karşı aerodinamik kaldırma gücü kullanmaksızın havaya çıkan bir modeldir. Bu "model roket motoru" yardımıyla tahrik edilir. Tekrar uçuşa çıkarılmak maksadıyla yere emniyetli dönmesini sağlayan bir mekanizması (Paraşüt, Strimer) bulunur. Bu mekanizma, büyük ölçü de, madeni olmayan parça­lardan yapılır.

Model Roket Motoru, önceden hazırlanmış ve kullanılmaya hazır, içindeki bü­tün kimyevi maddeleri yanıcı özelliğe sahip katı bir roket reaksiyon motorudur.

Model Roketlerde Sınıflandırma

Uluslararası Havacılık Federasyonu (FAI) aşağıda belirtilen sınıfları Dünya Şampiyonaları için belirlemiştir.

SlA İrtifa Modelleri

S2A Yük Modelleri

S3A Paraşüt Süreli Modeller

S4B Bust-Planör Modelleri

S5B Ölçekli irtifa Modelleri

S6A Şerit Süreli Modeller

S7 Ölçekli Modeller

S8E Radyo Kontrollü Planör Süreli Modeller

Suat Esmer Türk Hava Kurumu Model Uçak Okulu Öğretmeni.

Kaynak: THK Uçantürk Dergisi Ocak 1997 Sayfa: 28, 29 ve 30

Hiçbir yazı/ resim  izinsiz olarak kullanılamaz!!  Telif hakları uyarınca bu bir suçtur..! Tüm hakları Çetin BAL' a aittir. Kaynak gösterilmek şartıyla  siteden alıntı yapılabilir.

 © 1998 Cetin BAL - GSM:+90  05366063183 - Turkiye / Denizli 

Ana Sayfa /Index /Roket bilimi / E-Mail /Astronomy/  

Time Travel Technology /UFO Galerisi  /UFO Technology/

Kuantum Teleportation /Kuantum Fizigi /Uçaklar(Aeroplane)

New World Order(Macro Philosophy)  /