Zaman Yolculuğunu Araştırma Merkezi © 1998 Cetin BAL - GSM:+90  05366063183 -Turkey/Denizli 

                    AY’ da insan

              

Rusya’nın 4 ekim 1957’de uzaya fırlattığı  Sputnik 1, insanoğlunun hazırladığı ilk yapma uyduydu.Bunu, içinde insan olan veya olmayan bir çok yapma uydu izledi.Böylece başlanan uzay çalışmalarına ilk hedef  olarak Ay seçildi.Bu amaçla uzaya fırlatılan ilk yapma uydu, Rusyanın 2 ocak 1959 ‘da Ay’a gönderdiği Luna 1’diAncak hedefe varamayan bu uydudan sonra, her iki devletin , fırlattığı çeşitli uydular Ay hakkında değerli verileri Dünyaya gönderdi.1959’da başlayan Mercury projesi ve 1961’de başlayan Gemini projesinin başarıları Amerikalıları, Ay’a insan  indirmek amacını güden Apollo projesine eğilmeye zorladı.

                       

Apollo-10’un, 26 mayıs 1969’da görevini tamamlayarak Pasifik okyanusuna inmesinden sonra, Aya inmek üzere yapılan yarış hızlandı.İnsanoğlunun Ay yüzeyine inmesini, Satürn-5 roketi ile fırlatılan Apollo-11 uzay aracı sağladı.

45 360 kg ağırlığındaki Apollo-11’i fırlatan Satürn-V, iki tip roket motoruyla donatılmıştır: F-1 ve J-2.Bu iki tip motor, 2 900 000 kg ‘ı aşkın, Satürn-V, Apollo –11’i fırlatmak için 3 600  000 kg’lık  bir itme gücü sağlar.

F-1, 680 000 kg’lık itici güç üretir.Boyu iki katlı bir ev kadar, taban genişliği 3,5 m’den  fazla , ağırlığı 8 400 kg’dır.Saniyede  2700 kg yakıt harcar ve ateşleme silindirlerinde ısı 3 315 dereceyi bulur.

Boyut bakımından F-1’den daha küçük olan J-2’nin en büyük avantajı kullandığı yakıtın sıvı hidrojen olmasıdır.Hidrojenin ağırlığı, gaz yağının sekizde biri kadardır; oysa sakladığı enerji gazyağınkinden  % 75 daha fazladır.

Satürn-V roketi üç kademelidir: ilk kademede beş F-1, ikinci kademede  beş J-2  ve üçüncü kademede  tek bir J-2 roket motoru vardır.Temel yapısı bakımından, her kademe bir itici sistem, bu sistemin yakıt depoları , kademenin ağırlığını  taşıyıp itme gücünü kademenin bütün gövdesine dağıtabilecek bir konstrüksiyon ve bir hava çerçevesinden meydana gelir.

Satürn-V ‘in ilk kademesinin çapı 10 m, yüksekliği  42 metredir.Yakıt depolarında 810 .000 litre gazyağı, sıvı oksijen deposunda ise 1 311 000 litre oksidizör bulunur.Depolar tamamen doldurulduğunda, birinci kademenin toplam ağırlığı  2. 242.000 kg’ı bulur. Bunun 2.080.000 kg’ı yakıttır. Ve bu yakıtın tamamı 160 saniye içinde tüketilir.

İkinci,  kademenin çapı yine 10 m, yüksekliği 24,5 metre’dir.Bu kademede, sıvı oksijen deposu, sıvı hidrojen deposundan tek bir bölmeyle ayrılmıştır.Çünkü sıvı hidrojen  - 253 derece de, sıvı oksijen ise –173 derece de muhafaza edilir.İkinci kademe, bir dakikada 220 000 lite  veya altı dakikada 441 000 litre yakıt harcar.

Üçüncü kademe, ikinci kademenin küçültülmüş bir modelidir.Yüksekliği altı katlı bir bina kadar, ağırlığı 118 000 kg’dır.Bu kademeyi diğer kademeden ayıran önemli iki özellik vardır: 1. Apollo-11 ile birlikte dünya yörüngesinde  kaldığı ve aracı Aya doğru yollayan  itmeyi sağladığı için bir duruş kontrol sistemiyle donatılmıştır. 2. Bu kademenin J-2 motoru, uzay aracını Ay doğrultusuna sokmak için  yeniden ateşlenebilir.Fırlatma aracının en üst bölümünü meydana getiren ve üçüncü kademe ile uzay aracı ile bulunan 660 santim çapında ve 1 metre yüksekliğindeki aletler bölümü, aracı denetler, bilgileri tasnif ve kademeler arası  kontrolü sağlar.Ayrıca dümen görevini de yapar.Satürn-V ‘in bütün kademeleri, Apollo projesinde 17 dakika çalışmak üzere ayarlanmıştır.

Apollo –11 uzay aracının boyu, kurtarma kulesiyle birlikte 25 metre’dir; temel kısımları olan hizmet modülü ve kumanda modülü bütün yolculuk boyunca , Ay modülü ise sadece Ay çevresindeyken faaliyette bulunur.Atmosferle teması olmadığı için  Ay modülü aerodinamik biçimde yapılmamıştır ve biçim olarak, eklemli iniş ayaklarıyla bir örümceğe benzetilebilir.

Ay modülü iki kademeden meydana gelmiştir: alt kademe ve ya iniş kademesi; modülün Aya inmesini sağlayan ve gücü azaltılabilen roket motorundan, yakıt depolarından ve ilmi araştırmalarda kullanılacak aletlerin bulunduğu bir girintiden meydana gelir..Üst kademe, astronotların, Ay da kaldıkları süre boyunca barınağı durumundadır.Bu kademede, uzay aracının aletlerinden çoğu çevresel haberleşme araçları, yönetim ve kontrol sistemleri, 1600 kg’lık itme gücü olan kalkış motoru ve bu motor için gerekli yakıtı taşıyan depolar bulunur.Aya iniş ve Ay dan dönüşte uzay aracın durumunu tayin eden 16 tepki- kontrol motoru, üst kademenin dört köşesine yerleştirilmiştir.Yeryüzünden fırlatılmaya hazır şekliyle Ay modülü, 7 metre yüksekliğinde ve 15 110 kg ağırlığındadır.Uzay aracının temel kısımlarından konik kısım kumanda modülü, dışa doğru çıkan eksoz  borusuyla silindir biçimi gövde hizmet modülüdür.Fırlatma sırasında en üstte bulunduğu için kumanda modülü aerodinamik biçimdedir.Dünyaya dönüşte, sürtünmeden doğacak ısıyı, mümkün olduğu kadar geniş bir yüzeye dağıtmak ve inişe geçen aracı yavaşlatmak için havanın tutuculuğundan yararlanmak üzere, modülün alt kısmı geniş tutulmuştur.

Apollo-11 in atmosfere girişi sırasında, geniş ölçüde kontrolü zorunlu olduğu için, aracın bir miktar kalkık olması gerekir.Bunun sonucu Apollo-11, atmosfere sekerek girer.

Kumanda modülü üç bölümden meydana gelir: Üst, alt ve personel kısmı.Üsy bölümde kenetlenme mekanizması ve 45’ er kg’lık  itiş gücü sağlayan 12 motordan ikisi bulunur.Alt bölmede ise, kalkış sırasında meydana gelecek sarsıntıyı gidermeye yarayan mekanizma ve geri kalan 10 tepkili motor vardır.Personel bölümünde de, göstergeler ve kontrol cihazları yer alır.

Hizmet modülünde bulunan bir motor, Dünya ile Ay arasında yön düzeltilmesi ve iki ateşleme gibi önemli işleri görür.Bu ateşlemelerden birisi Ay yörüngesine girişi, diğeri ise Ay yörüngesinden çıkıp Dünyaya doğru yol alışı mümkün kılar.Hizmet modülünün dışındaki 16 küçük tepkili motor için yakıt depoları, motorlara basınç sağlamada kullanılan helyumun muhafaza edildiği hazneler, yakıt pillerinin çalıştırılmasında ve astronotların solunumları için gerekli oksijen ve hidrojenin bulunduğu depolar vardır.Hizmet modülü dönüşte, atmosfere girerken terk edildiği için ısı giderici ile kaplanmamıştır.

Satürn-V’ in Ay yolculuğu başlıyor:

Uzay aracı motorları saniyede 13 600 litre yakıt harcadıklarından, ilk  10 saniye içinde araç 136 000 kg hafifler.İlk kademe, araca 8 850 km’lik bir hız verip 2,5 dakika içinde 64 km’lik bir yüksekliğe çıkardıktan sonra. Ayrılıp atlas okyanusuna düşer.Yakıtı tükenen ilk kademenin yükünden kurtulan roket  uçuşun ilk 160 saniyesinde ağırlığının dörtte birine inmiş olur.Görevi alan ikinci kademenin  500 000 kg’lık itme gücü veren 5 motoru, roketin Atlantik üzerinden Afrika yönünde  yola devam etmesini sağlar.Araçlar birimindeki yönetim sistemi, aracın bulunduğu yer ile bulunması gereken yer konusunda bilgi işleme sisteminde muhafaza edilen verileri karşılaştırır.Eğer yön düzeltilmesi gerekiyorsa ikinci kademeye elektronik yoldan emir verilip yön değiştirilir.Araç 96 km yüksekliğe çıktığı  sırada,   atış kurtuluş kulesi ayrılır.İkinci kademe motorları 6 dakika kadar çalışarak aracın hızını yörüngesel hıza  yakın olan, saatte 24 000 km’ye, Dünyaya uzaklığını da 183 km’  ye çıkarır.İşi biten ikinci kademe yere doğru süzülür ( 00 08 50 ).Son hızlanış için gerekli gücü üçüncü kademe motorları sağlar.Bu safhada artık çıkış değil, yönetim sisteminin idaresinde ( ve daha az bir yüksekliğe) iniş yapılması hızlanma işini kolaylaştırmaktadır.

Üçüncü kademenin tek motoru ‘iki dakika 45 saniye’ ( 00: 2: 45 ) kadar çalışır.Ve bu arada yönetim sistemi doğru yörüngeye girişi sağlayacak iğne gözü oranında bir pencereye doğru taşıta yön verir.

Satürn-V ve Apollo-11 bu iğne gözünden iplik gibi geçtikten sonra araçlar ünitesi üçüncü kademe motorunu susturur.Üçüncü kademe diğer kademeler gibi yere düşmez.; yakıtının ancak bir kısmını tüketmiştir ve başka bir çok önemli görevi daha vardır.Üçüncü kademe uzay aracı ve aletler ünitesi saatte 28 000 km’lik bir hızla ve yerden yaklaşık olarak 185 km yükseklikteki  dairesel bir bekleme yörüngesinde güç kullanmaksızın birlikte dolaşmaktadırlar.Kalkıştan bu noktaya kadar yalnız 12 dakika geçmiştir (00 12 00).

Yerden uzaklığı 384 000 km olan Aya ulaşabilmek için yerçekiminden kurtulmak yeterli değildir.Burada kurtulmanın anlamı yer yörüngesinden çıkıp yerçekimin yine var olduğu Ay yörüngesine girebilmektir.Bunun için gerekli hız saatte 35  260 km’dir.Ay yolculuğuna çıktıktan sonra, uzay aracının yön değiştirme yeteneği kısıtlı olduğundan, daha fırlatılış anında aracın hedefine tam varacak şekilde, yönlendirilmesi gerekmektedir.Ay yörüngesine girilinceye kadar geçen  üç gün müddetince, Ay Dünya çevresindeki yörüngesinde 265 000 km yol katettiği için fırlatılış anında  seçilecek hedef  Ay’ ın üç gün sonra  geleceği nokta olmalıdır.Hatasız bir yol çizgisinin saptanması için kesin olarak  hesaplanmış bir başlangıç noktası ve yeryüzünün Aya dönük  olmayan yüzünde  kalan muhayyel olan simüle edilmiş (matematiksel olarak yörünge mekaniği hesaplarınca belirlenmiş) bir halkasal nokta gerekmektedir.Her 12 saatten 4’ ünde açık olan bu halkaya –hayali noktaya- Ay çevresine giriş penceresi denmektedir.Açık olduğu devrelerden birinde uzay aracı  pencereden içeriye doğru yöneltilmelidir.Bilgi işleme sistemleri, yer, Ay ve ay aracının birbirine oranla yerlerini hesaplayarak hatasız bir yol çizgisini tespit eder.Tespit edilen zamanda  üçüncü kademe ateşlenerek Aya gidiş başlar ( 00 02 449 )

Kalkış sırasında kumanda modülü, gerektiğinde kurtarma sistemi tarafından aracın geri kalan parçalarından ayrılabilmesi için en üstte bulunmakta idi.Ancak, yola çıktıktan sonra, astronotların Ay modülüne geçebilmelerini sağlayabilmek için kumanda modülü ile Ay modülünü birleştirme  manevrası yapılır.Manevra armstrong’un Ay modülünü çevreleyen adaptörün 4 büyük kapağını  fırlatan patlayıcıları ateşlemesiyle başladı ( 03 12 00) Bu şekilde kumanda ve hizmet modülleri (servis modülü) Ay modülünden ayrıldı.Bunun üzerine Armstrong  hizmet modülünü çevreleyen  16 küçük roketten bazılarını ateşleyerek bir U dönüşü yaptırdı.Bileşik olan Kumanda Modülü  ile hizmet modülü( Servis Modülü ),  böylece Ay modülü ile burun buruna geldi.Armstrong daha sonra kumanda modülündeki    bir kancanın Ay modülündeki bir yuvaya oturup kilitlenmesine kadar, aracı manevra ettirerek modül burunlarından bir tünel, bir geçiş koridoru meydana getirdi.Böylece Ay modülü ve servis modülü birbirine kenetlenmiş oldular.Bu işlem 16 temmuz 1969’da başlangıçtan 03 21 00 saat sonra sona erdi.Bu manevra boyunca gerekli dengenin sağlanabilmesi için Ay modülü ile kenetli kalan üçüncü kademe ve araçlar ünitesi de, manevra sonunda uzayda bırakıldı.

Saatte 39 260 km’lik hızla uzay uçuşuna başlayan aracın hızı Dünya’dan 128 000 km ötede saatte 7 600 km’ye düştü.Bu uzaklık 320 000 km’ ye çıktığında hız saatte  3400 km’ye kadar inmiştir.Bu noktada uzay aracı  Ayın çekim sahasına girer ve hız üzerinde etkenler ters   döner.Uzay aracı Ay yörüngesine girdiği vakit hızı saatte 3000 km’ye varmıştır.Ay yörüngesine  giriş şartı, Dünya yörüngesininkine benzer; merkez kaç kuvvetle Ay çekimi arasında bir denge kurulması gerekir, 112  km yükseklikteki yörüngede hız saatte 5800 km’dir.Bu, saatte 3200 km’lik bir hız düşmesi anlamına gelir.

Ay yörüngesine girmek için astronotlar uzay aracını, servis modülünü motorunun egsoz borusu öne gelecek şekilde geri çevirirler: başka bir deyişle   motorun tepki yönü değiştirilir. Ve roketin ateşlenmesi  fren yerine geçer.Motor iki kez ateşlenir.Birincisinde araç Ay yüzeyinden uzaklığı 112 km’den 314 km’ye kadar değişebilen elips şeklindeki yörüngeye 112 km  yükseklikte daire biçimi  verilir ( 80 09 00), Apollo-11 artık Ay yörüngesindedir.

Yer yönetim istasyonları ve Apollo-11’in yönetim sistemi, yörünge ile ilgili verileri hesapladıktan sonra  Ay kapsülü  pilotu Aldrinde ( 81 42 00 ) Ay örümceğine geçip gerekli kontrolları yaptı.

Daha sonra Ay modülü, kumanda ve servis modüllerinden  ayrılıp, yörüngenin bir çeyreği kadar yol boyunca 50 ila 100 metre kadar mesafede bu araçları tahrip etti ( 98 18 00). Ayın, Dünyadan  görünmeyen  tarafında ve önceden hesaplanmış bir noktada Ay modülünün öne doğru çevrili olan motoruna fren görevini yaptırtan Aldrin, Ay çekimi ile merkez kaç güç arasındaki dengeyi bozmak için Ay örümceğini  yavaşlattı (100 18 00). Ay örümceği uzun bir kavis çizerek 15 000 metre yükseklikteki yörüngesine indi ( 100 18 00). Bu noktada iniş motoru tekrar ateşlendi (102 38 00).Son iniş adımı 12 dakika sürdü ve bir süre içinde 455 km’lik yol alındı.Bu sırada Ay modülü yatay duruştan yavaş yavaş dikey duruma geçirildi.Başka bir deyişle, yolun büyük kısmı süresince ileri doğru yönelmiş olan motor fren vazifesini gördü ve Armstrong ile Aldrin Ay örümceğinin  << sessizlik denizine>> yumuşak iniş yapmasını sağladılar (102 50 00).

Kontrol ve dinlenmeden sonra Apollo-11 kumandanı Neil Armstrong, başlangıçtan 112 45 00 saat sonra 21 temmuz 1969’da 06.17 GMT’de Aya ayak bastı.Kendisini  113 07 00’da Edwin Aldrin takip etti.Astronotlar, Dünyada incelenmek üzere  Aydan kaya parçaları topladılar.

Ay yüzeyindeki görevlerini bitiren Armstrong ve Aldrin, Ay modülünün alt kısmını rampa olarak kullanıp Aydan kalktılar ( 124 18 00). Ay yörüngesinde bekleyen servis modülü ile  astronotları taşıyan ay örümceğinin yörüngede birleşmesi ve kenetlenmesinden sonra  (128. 000.00 ) astronotlar ana kapsüle geçti ve görevi biten Ay örümceği uzayın derin boşluğuna terk edildi.Böylelikle servis modülüne bağlı kumanda modülüne geçen astronotlar Dünyaya doğru yola çıktılar.

Ay çekiminden kurtulmak  için, dünyaya doğru yönlendirilen hizmet  modülünün (servis modülü)  motorları ateşlenerek  hız, saatte 8950 km’ ye çıkarılarak Ay dan Dünyaya doğru yola çıkıldı.Böylelikle  bir müddet sonra hızı 39 260 km’ ye çıkan servis modülü Dünyaya doğru giden uzay rotasına( koridoruna) girmiş oldu.Yeryüzünden  122 000 m  yükseklikte bulunan  ve genişliği 64 km olan bu koridora giriş sırasında, en küçük bir açı sapması, aracın zıplayıp, bir daha geri dönmemek üzere uzaya fırlamasına yol açabilirdi.Bu tehlikeyi atlatan uzay aracı, yalnız astronotların bulunduğu kumanda modülü kalacak şekilde bütün diğer parçalarını atarak, 3 otomatik paraşüt yardımıyle Pasifik okyanusuna indi ( 195 27 00).

Astronotlar, Ay dönüşü, Dünyaya organizma taşıyabilecekleri düşünülerek, yere inince 21 günlük  karantinaya alındılar.Apollo –11 Ay yüzeyinde iken Rusların gönderdikleri Luna-15, Ay yüzeyine yumuşak iniş yapamayarak parçalandı.

              

 

Satürn ve Apollo

Daha önceki bölümlerden birinde (Satürn V) gördüğümüz gibi halen uydumuza ulaşmak için kullanılan aracın adı Satürn-Apollodur.Satürn aslında üçüncü kademeyle birlikte Apollo sistemini Ay’a doğru fırlatan füzedir.Ay’a doğru yaptığı atılım sırasında Apollo sistemi üç parçadan oluşmaktadır:Komuta Modülü, Servis Modülü ve Ay Modülü.Komuta Modülü’nde üç astronottan başka uçuşu düzenleyen araç ve gereçler de bulunmaktadır.Yeryüzü’ne dönmek için de bu parça kullanılacaktır.Servis Modülü kocaman bir füzedir.Motoru tekrar tekrar çalıştırılabilir niteliktedir.Görevi, astronotları önce Ay yörüngesine oturtmak, sonra yeryüzü’ne dönmeleri için bu yörüngeden ayırmaktır.Üçüncü parça entekrasyonel simgesi LM olan Ay Modülü’dür.Girişimin başlıca ögesi de budur.Komuta modülü ve Servis Modülü, Ay yörüngesine oturduktan sonra Ay Modülü burlardan ayrılmakta, Ay’ın  yüzeyine inmekte Ay’da görev yapan astronotlara bir üs gibi yarar sağlamakta, nihayet onları tekrar yörüngeye çıkarmakta, Komuta Modülü’nde bekleyen üçüncü astronotun yanına vardıklarında, artık hiçbir işe yaramaz duruma gelen Ay Modülü başıboş bırakıldığı için Ay’ın yüzeyine düşmektedir.

 

1-Çıkış sahanlığı 2-Giriş ve çıkış kapısının ağzı 3- S çıkışlı anten 4-Buluşma için radar anteni 5- S çıkışlı ayarlanabilir anten 6-Çıkış katı 7- VHF anteni (yüksek frekanslı) 8-Kilitlenme kapısının ağzı 9- Uzay adamının araç dışı uğraşları için anten 10-Kilitlenme için hedef 11- Donatım için arka boşluk 12-Kilitlenme için üst pencere 13- Yön veren iticiler toplamı 14- Amortisörlü ayak 15-İniş Katı 16- İniş motorunun kapağı

Ay Modülü'nün içerden görünüşü:

                  

      

Özgür biçime evet, ağırlığa hayır:

Gözlerimiz uçak ve füzelerin aerodinamik yapısına alışık olduğu için Ay Modülü’nün görünüşü bize komik gelmektedir.Fakat bunun açıklaması gayet kolay ve akla yatkındır.Ay Modülü uzayda tekbaşına harekete geçtiğinde, bu hareket alanı havadan tamamiyle yoksundur.Hava olmayan yerde aerodinamik yapıya gerek yoktur.Böylece Ay Modülü’nün projesini geliştiren uzmanlar aerodinamik zorunluluktan kurtuldukları için, aracı en çok yarar sağlar ve kullanışlı  bir biçimde ayarlamışlardır, şurasına burasına bir sürü anten, bir o kadarda aygıt yerleştirmişlerdir.Bu görünüş özellikle uçak yapımcıları bakımından tüyler ürpertici bir şeydir.Ay Modülü’nün Yeryüzüne dönmesi her bakımdan olanaksızdır.Yapısı itibariyle atmosfer sürtüşmesine dayanma gücünden yoksundur.Bilindiği gibi bu sürtüşme sonucu ısı derecesi korkunç derecede yükselmekte, çeliği bile eritecek bir hale gelmektedir.

   

                                                               

Uzaysal deneyler doğrultusunda en önemli sorun ağırlıktır.Ay Modülü’nü hazırlayan uzmanlar bu noktayı özenle dikkate almışlar ve bunun ağırlığını en düşük düzeye indirme başarısını göstermişlerdir.Satürn V, Ay yörüngesine ulaşıncaya kadar ancak belirli ağırlıkları taşıyabilmektedir.Öngörülen ağırlık belirli ölçüyü aşınca Satürn V’in itme gücü yetersiz kalmakta, bütün emekler de boşa gitmiş olmaktadır (en yüksek rakam 15 tondur ).Bu arada başka bir yönde de bir takım hesaplar yapılmış ve olumlu sonuca varılmıştır.Buna göre yakıttan tasarruf etmek suretiyle ağırlıkta indirim yapılabilmektedir.Bunun için Ay Modülü’nün bir bölümüyle bazı araç ve gereçler pekala Ayda bırakılabilirdi.Hareket sırasında iki parçalı bir bütün biçimindedir.Aya inerken sadece alt bölümün füzesi çalışmakta, bu da yumuşak inişi ve fren olanağını sağlamaktadır.Uzay adamları tekrar Ay yörüngesine çıkmak istediklerinde atış sahanlığı olarak kulanılan modülün alt bölümü bırakılmakta, yörüngedeki komuta modülüne Ay Modülü’nün üst bölmesiyle çıkılmaktadır.Alt bölmenin adı iniş katı (discent stage), üst bölmeninki de çıkış katıdır (ascent stage).

Nasıl yapılmıştır:

Ay Modülü, madenden oluşturulmuş bir tür canavardır.Bölmeleri gayet ince, duyarlı ve yepelektik (narin).Karmaşıklığı ve yapısı bakımından akıl almaz nitelikleri içermektedir.Şimdiye kadar kozmik uzayda hareket gücüne sahip bir doğrultuda oluşturulan ilk makinedir.Yedi metre yüksekliğindedir.Radyo, televizyon ve radara ait olmak üzere bir sürü anten çıkışı, ayrıca alçalıp yükselmesini sağlayan  motorları vardır.Uzay adamlarının barınağının dışında antenlerin çoğu  üst bölmedir.Üçgen biçimindeki lombozlar, çıkış kapısının iki tarafına uygulanmıştır.Çıkış, büyük bir kanatla  kapanmıştır, burada bir sahanlık ve rampalardan birine bağlı  durumda bir de asma merdiven vardır.Barınak bölmesinin ( komuta modülünün) tavanında üçüncü bir pencere bulunmaktadır.Bu, uzayda bekleyen Apollo kapsülüyle modülün buluşup kenetlenmesi anındaki manevraların ayarlandığı penceredir.Daima tavanda olmak üzere silindir biçiminde bir kapak, bir de kenetlenme olayından sonra Ay Modülü’ndekilerin kapsüle, ya da kapsüldekilerin Ay Modülü’ne geçmesini sağlayan bir tünel (geçiş koridoru) mevcuttur.Kumanda modülü içinde  kusursuz bir basınç düzenlemesi sürekli olarak etkisini sürdürmektedir.Yani buradaki atmosfer, ısı ve rutubet derecesi Yeryüzü’ ndeki ne çok yaklaşık biçimde ve yapay olarak sağlanmaktadır.Ay modülü gezegene indiğinde, astronotlar uzay giysilerini zaten giyinmiş oldukları için bu bölmedeki hava da boşaltılmaktadır.Ay yüzeyindeki gezi ve inceleme görevlerini tamamlayan astronotlar Modül’e döndükleri zaman, kumanda merkezi yine yapay olarak gerekli havayla doldurulmaktadır.

            

                

Ay modülünün kimlik kartı

Yükseklik...........7 metre

Genişlik (ayakları açıkken)..............9,40 metre

Yerden atılış anındaki ağırlığı...........14.700 kg

Motorlarının en çok itiş  gücü   (İniş kademesinde):...........4.380 kg

Çıkış kademesinde..................................1.590 kg

İkinci bölmede teleskopik amortisörlü dört ayaktan  gayrı, uçları tersine döndürülmüş büyük tabaklar içinde biten dört << pence>> vardır.Amortisörler ay yüzeyine inişi sırasında Ay modülü’nün yere konmasını yumuşatmak amacıyla düşünülmüştür.Bu iniş çok güçlü durumdaki tepkili motorun sağladığı fren nedeniyle zaten ağır olmakta ve saatte 9 kilometre yi geçmemektedir.Yeryüzünden fırlatıldığı sırada kargaşalığa ve fazlalığa meydan verilmemesi amacıyla Modül’ün ayakları katlanmış bir vaziyette durmaktadır.Bu ayaklar ancak yeryüzü atmosferi geride bırakıldıktan ve modül özel adaptöründen çıkarıldıktan sonra açılmaktadır.Ay’a iniş hazırlıkları kapsamına giren ilk işlemlerden  biri modülün gövdedeki mahfaza dışına alınması, ikincisi de ayakların açılmasıdır.

Astronotların Ay yüzeyindeki işleri bittikten sonra tekrar Ay Modülü’ne  döndüklerinde, Modül’ü Ay’dan ayıracak motor çalışmaya başlar başlamaz iki bölme otomatik bir düzenin faaliyete geçmesiyle birbirinden ayrılmaktadır.

Yardımcı motorlar

Ay’a iniş sırasında ve Ay yüzeyinden ayrılmak için kullanılan iki büyük füzeden ayrı, Ay Modülü’nde 16 tane de yön füzesi vardır.Bunlar dörderlik gruplar halinde ve çaprazlamasına yerleştirilmiştir.Fakat depolarıyla bağlantıları vardır.Pilotun arzusuna göre çeşitli yönlere doğru düzenli bir itme gücü sağlamaktadırlar.Ay modülü havalandıktan sonra Komuta Modülü’ne yaklaştığında buna yapışması ve kenetlenmesi,  böylece iki küçük uzay gemisinin birleşmesi söz konusu füzelerin aracılığıyla sağlanmaktadır.Yine bunların sayesinde Ay Modülü boşlukta gerekli dönüşleri yapılabilmekte,  yaklaşma ve uzaklaşma manevralarını aksamasız bir biçimde gerçekleştirmektedir.

 

Telekomünikasyon sistemleri

Ay’dan ayrılıp Komuta Modülü’ne yanaşma görevini yapan Ay Modülü’nün üst bölmesinde çeşitli antenler vardır.Bunlardan bazısı bildiğimiz televizyon antenlerine benzemektedir. Parabol biçimindedir ve birer şemsiyeyi andırmaktadır.Her antenin ayrı bir telekominikasyon görevi vardır.Parabol biçimindekilerden biri yukarıya doğru dönüktör veAy modülü ile Yeryüzü’ndeki Uçuş Kontrol Merkezi arasındaki haberleşmeyi sağlamaktadır.Diğer bir anten, yeryüzü’nden rahatlıkla izlenen  uzay adamlarına ait naklen televizyon yayınını oluşturmaktadır.Ay modülü’yle Komuta Modülü arasındaki haberleşmeyi sağlayan antenler de aynı dizi kapsamına girmektedirler.

Bir başka anten de, Ay yüzeyini incelemek üzere Ay Modülü’nden ayrılan astronotların bildiri ve açıklamalarını toplamaktadır.Bunun da doğal bir nedeni vardır.Çünkü bir uzay adamı, sesini doğrudan doğruya Yeryüzü’ne ulaştıracak güçteki bir verici radyoyu sırtında taşıyabilecek durumda değildir.Astronot, diyeceklerini öncelikle Ay Modülü’ne aktarmakta, burada sesleri daha da yükselten amplifikatorlu bir istasyon aracılığıyla yayın doğruca Yeryüzü’ne aktarılmaktadır.Yeryüzü’nde Ay’a ve uzaya yönelik olarak yapılan yayın için de aynı yöntem uygulanmaktadır.

Niçin ‘kağıda  sarılı’ dır?

Televizyondaki filimleri izlerken ya da fotoğrafları incelerken, Ay seferi sırasında Ay Modülü’nün tamamına yakın bir biçimde ‘kağıtlanmış’  ya da parlak bir kağıda sarılmış olduğunu görmüşüzdür.Bu tabaka plastikle kalay yaprağı arası bir görünüştedir.Aslında bu, ayırıcı nitelikte bir ‘örtüdür’.Adına ‘mylar’ denilmektedir.Üst üste uygulanmış çok ince 25 kat alüminyum tabakasından oluşmaktadır.Ay Modülü’nün dış tarafındaki bazı kesimler  parşömen kağıdını andıran özel bir madde ile kaplanmıştır.Genellikle sarı, altın rengi ya da gümüşidir.Ayırıcı nitelikteki bu nesne Ay modülü’nün en duyarlı noktalarını son derece yüksek düzeydeki iklim ve ısı koşullarına karşı korumaktadır.Güneş ışınları, Ay Modülü’nün açıkta kalan yüzey kesimlerini 120 santigrad derecesine kadar ısıtmakta, aracın yan taraflarına yerleştirilmiş  yön verici  füzeler nedeniyle de bazı noktalarda ısı 1200 dereceye kadar yükselmektedir.Buna karşı gölgede kalan kesimlerde de  ısı sıfırın altında 150 dereceye kadar düşmektedir.

Söz konusu aracın yapım görevini yükümlenen Grummann firmasındaki uzmanlardan biri bu konuda çok güzel bir laf etmiş ve şöyle demiştir: << AY Modülü, tıpkı uçan bir termos gibidir.>>

                  

                 Ay modülünün yönetilişi:

Ay modülünün komuta kabinesi, insanın içine sıkıntı verecek kadar karmaşık, şaşırtıcı ve akıl almaz bir durumdadır.Duvarların tümünden gayrı tavan bile sayısı altıyüzü bulan aygıt ve göstergelerle kaplıdır.Bunlara bir takım düğmeleri, lövyeleri, yanıp sönen ampülleri de eklemek gerekmektedir.Aygıt ve göstergeler oniki ayrı panoya yerleştirilmiştir.Komuta odasındaki iki kişiden her birinin sağ eli altında uçuş düzeninikontrole yarayan saplı birer kol vardır.Sol ellerinin altında da T biçiminde ve kelepçeyi andırır bir kol bulunmaktadır.Bunlarla hem iniş motoruna komuta edilmekte hem de yanlamasına yapılan manevralar ayarlanmaktadır.

Yönetim görevinin belli başlı ayrıntıları çok güçlü ve karmaşık yapıdaki bir elektronik beyine emanet edilmiştir.Uçuş ve yönetim konusundaki bu çok önemli karma düzen, aslında otomatik bir pilot gibi çalışmakta ve sefer sırasında Ay Modülü’nü kontrol altında tutmaktadır ve üç alt düzenden oluşmuştur: süredurumsal (atıl), optik ve hazırlayıcı.Süredurumsal yönetim sistemi, pozisyon ve yörünge verilerini, hız ve işlerlik değişikliklerini  saptamaya, Yeryüzü Uçuş Kontrol Merkezi’ne ya da Komuta Modülü’ne ulaştırılması gereken verilerin, uzay aracındaki aygıtlara ulaştırılması için hazırlıklara yardımcı olur.Optik teleskop ise, yıldızlara kıyasla Ay Modülü’nün pozisyonunu hesaplamaya yaramaktadır.Ölçüler merkezi bir sayısal hazırlayıcıya aktarılmaktadır ( sayısal veri işlemcisi ).Bu elektronik  bilgi işleme bilgisayarı  Ay Modülü’nün görev sırasında aksamasız olarak yönetilmesi için lüzumlu tüm verileri toparlamakta ve astronotlara sunmaktadır.Uçuş süresinin tüm evreleri bu kapsama girmektedir.Ay Modülü, otomatik pilotajla uçuş yaparken << birinci derecedeki   yön verici>>, diğer  iki alt düzence sağlanan verilerden yararlanarak aracı idare etmektedir.Bundan başka tüm uçuş işlemleri, yönetim ve Ay modülü’nün topyekün kontrolu de bunun görev kapsamına girmektedir.

Buna karşı gerektiğinde astronotların duruma el koyması her an için mümkündür.Alçalmalar, yükselmeler, yanlamasına manevralar sırasında düzenin aksamaması için tüm komutalar elektronik beyinden geçmekte, burada en yararlı, verimli ve güvenli bir duruma getirilmekte, pozisyon, hız vb. gibi diğer bütün ögeler de dikkate alınarak kontrol göstergelerine aktarılmaktadır..Ay Modülü’nün herhangi bir yerinde ya da aygıtlardan herhangi birinde aksaklık olduğunda alarm anlamına gelen iki ışık sürekli olarak yanıp sönmeye başlamakta, kulaklarada özel bir ses yansımaktadır.Bu sese göre, uyarıcı nitelikteki panoda da bir takım ışıklar yanmakta, bunlar sayesinde de aksaklığın nerede olduğu derhal saptanmakta, gerekli önlemler de buna göre alınmaktadır.

              

Hiçbir yazı/ resim  izinsiz olarak kullanılamaz!!  Telif hakları uyarınca bu bir suçtur..! Tüm hakları Çetin BAL' a aittir. Kaynak gösterilmek şartıyla  siteden alıntı yapılabilir.

 © 1998 Cetin BAL - GSM:+90  05366063183 - Turkiye / Denizli 

Ana Sayfa /Index /Roket bilimi / E-Mail /Rölativite Dosyası

Time Travel Technology /UFO Galerisi  /UFO Technology/

Kuantum Teleportation /Kuantum Fizigi /Uçaklar(Aeroplane)

New World Order(Macro Philosophy)  /Astronomy