Aydınlanmak dolmak değil, boşalmaktır!

Kısa bir makale ama hakikate dokunan bir yazı.Hakikatte kalbte olduğuna göre kalbe dokunan bir yazı!Yazar, sayısız kitabın anlatmaya çalıştığını bir kaç güzel örnekle özetlemiş adeta! 

                                                                                                                          Çetin BAL - Denizli -2010 -Şubat

 

Poyraz Vurgun: iZMiR`iN DENiZi KIZ KIZI DENiZ

"İzmir'in denizi kız
Kızı deniz
Sokakları hem kız
Hem deniz kokar!.."


İzmir'de bir sohbet sonrasında kendimizi hemen dışarıya atıyoruz. Enerjiler, şunlar bunlar derken vakit bir hayli ilerlemiş, şimdi üç kişi 'kordonboyu' denilen sahil yolunda sessizce yürüyoruz. O kadar iyi geliyor ki, buralara yerleşmek bile geçiyor içimden. Dışarda dalgaların sesi, esintiler, içimde ise tekrarlanıp duran yukarıdaki mısralar. Ege'yi oldum olası sevmişimdir. Bu coğrafyanın insanı da, enerjisi de bir başka güzel..

"Sohbette söylediğiniz bir şey takıldı kafama" diyor yanımdaki arkadaş.. "Buda ile budala arasındaki tek fark birinin zihin olmadığını anlayıp ondan kurtulmuş olması, diğerininse inadına bilgiye, kitaba, öğretiye, yönteme, yani zihne bağımlı kalmayı sürdürmesidir" dediniz. Kitabı, bilgiyi nasıl bırakırım? Sonra neden bırakayım ki, öğrenmenin neresi kötü?"

"Ben 'kitabı, bilgiyi bırakın' derken kitap okumayın demek istemiyorum. Bilgiye ve kitaba bağımlı kalmamak gereğinden bahsediyorum. Kutsal kitaplara bile. Eğer onlara bağımlı hale gelir, kendinizi ikinci plana atarsanız üzerinizde size hükmeden birer güç haline gelirler. Öğretiler de, meditasyon da, yöntemler ve bilgi de öyle. Bunlar kullanılmak içindir, onu kullanırsan vezir, başına kral yaparsan rezil olursun.. İşte görüyorsunuz, ortalık rezilden geçilmiyor.."

"Ama nasıl olur? Ben bir çok eğitim aldım.. Bir çok sertifika ve diploma sahibiyim, dünyanın zamanını ve parasını verdim bunlara. Şimdi siz kalkmış at gitsin bunları diyorsunuz.. ."

"Hangi eğitimleri aldın?"

"Reiki, Re-connektion, Sambala, EMF, Transantal Meditasyon, Nefes Teknikleri, EFT, çeşitli enerji çalışmaları, NLP... şimdilik hatırladıklarım bunlar..."

"Bunların sertifikaları evinin duvarında asılı mı?"

"Evet."

"O halde kendini sertifikalı budala ilan edebilirsin. . "

Adam gözlerime yalvarırcasına bakıyordu. Kararlıydım, canı yansa da bir farkındalığı onda uyaracaktım.

"Nasıl üniversite diploman seni aydın yapmazsa, (öyle olsa aptalların çoğunluğu üniversitelerden çıkmazdı) aldığın o sertifika ve diplomalar da seni bilge yapamazlar. Sertifikası olmayan tek alan ruhsal alandır. Ruhsallık senin ne kadar içine inebildiğinle ilgili bir şey, dağdaki çobanla tarladaki köylünün bunu senden daha iyi yapma ihtimalleri daha çok, çünkü onlar senin gibi bilgi çöpü içinde değiller. Dağdaki çoban aydınlanabilir, ama sen o kağıtlarla aydınlanmanın yanına bile yaklaşamazsın. Bir kursa gittin, senden para aldılar ve karşılığında sana bir belge verdiler, hepsi bu... Şimdi sen bunca sertifika ile yaşam sorunlarına çözüm üretemiyorsan onları daha ne diye tutuyorsun ki, at gitsin. Hiç değilse yeniye açılan bir boşluk oluşur içinde..."

"Bütün bunları bırakmak zoruma gidiyor.. Aydınlanmak yolunda çok acı çektim. Dünyanın kitabını okudum. Bilgisayarımın başında sabahladım geceler boyu. Kitapları didik-didik ettim. Tartıştım, kızdım, bilgimi sınadım.. Ama doğru olan şu ki, yaşam içinde çözemediğim sorun sayısı arttı.. yaşamdan koptum sanki.. ilişkim bitti, para sıkıntıları yaşıyorum hep. Ben neden bunca bilgi, bunca birikim içinde debelenirken bu konulardan habersiz insanlar çok daha büyük şeyler yaratabiliyorlar? Bunca bilgiyle sınıfta kalmak çok acı.."

"Bilgiyi hizmet aracı değil, başına vezir yapmış olmanın vahim sonucu bu.. merak etme, senin gibi pek çok insan var.. Kimi bilgiyi, kitabı, kimileri dini, kanal bilgilerini, kimileri de birilerini başlarına vezir yapıp takipçi haline geliyorlar ve işte o anda hap yutulmuş oluyor... Senin içinde tanrı var kardeşim, nasıl takipçi olursun? Bu içindeki tanrıya ihanettir. Sen şimdi acı çekiyorsun... Bu durumdan kurtulmak istiyorsan sana iyi bir önerim var. "

"Evet, istiyorum."

"Bir mangal yak. Nefis kebaplar pişir. Bir kaç duble de rakı iç, iyi gelecektir, zihinden kurtulursun. O sertifikalarını bir bir yak. O ateşte şimdiye kadar sana doldurulmuş olan herşeyi yak. Ardından tamamen boşalmış olarak evine git. Hepsi bu... Aydınlanmak dolmak değil, boşalmaktır! Boşaldıkça dolarsın.. yer açıldıkça aydınlık dolar.. Sen hiç sertifikalı evliya gördün mü? Ya da sertifikalı peygamber? Buda`ya kimse sertifika vermedi, veremezdi de. Ama o sarayda kalıp bildik yoldan gitseydi alimler ona pek çok diploma vereceklerdi. Aydınlanmanın sertifikası olmaz... Sertifikan da, ödülün de aydınlanmanın kendisidir.. ."

Dalgaların gürültüsü konuşmamızı bastırmaya başlamıştı. Sustuk...

İzmir'i seviyorum. Çünkü şairin dediği gibi:


"İzmir'in denizi kız
Kızı deniz
Sokakları hem kız
Hem deniz kokar!.."
 

Hiçbir yazı/ resim  izinsiz olarak kullanılamaz!!  Telif hakları uyarınca bu bir suçtur..! Tüm hakları Çetin BAL' a aittir. Kaynak gösterilmek şartıyla  siteden alıntı yapılabilir.

 © 1998 Cetin BAL - GSM:+90  05366063183 -Turkiye/Denizli 

Ana Sayfa / Index / Roket bilimi / E-Mail / Kuantum Fizigi / Astronomy

                                       / Time Travel Technology / UFO Galerisi / UFO Technology /