Time Travel Research Center ©  Cetin BAL - GSM:+90  05366063183 - Turkey / Denizli 

   

               Stargate - Yıldız Geçidi Atlantis

                                    

 

Bir grup bilim adamı kayıp şehir Atlantis'in yerini tespit eder. Sanıldığı üzere Atlantis dünyada değil, Pegasus Galaksisi'ndedir.

 

Pegasus galaksisi Stargate evreninde kurgusal bir cüce galaksidir. Gerçekte Cüce Pegasus içinde “Küremsi Cüce Pegasus” ve “Düzensiz Cüce Pegasus” adında iki yerel grup bulunmaktadır. Yalnız Stargate evreninde hangisinin Pegasus galaksisi olarak adlandırıldığı açık bir şekilde belirtilmemiştir. Bununla birlikte Carter – McKay Galaksiler Arası Geçit Köprüsü ile ilgili bilgi verilirken ve dizi içinde geçen konuşmalardan anlaşıldığı kadarı ile kurgulanmış olan galaksinin Samanyolu galaksisine 3 milyon ışık yılı uzaklıkta olan “Düzensiz Cüce Pegasus” olduğu söylenebilir.

29 Ekim ve 12 Kasım 1959 tarihleri arasında yapılan gözlemler sonucunda keşfedilen Cüce Pegasus, yayınlanan bilgilere göre en son 3 Ekim 2006 tarihinde fotoğraflanmıştır. Düzensiz Cüce Pegasus yerel grubun bir üyesi olmakla birlikte Andromeda galaksisinin uydusu konumundadır.

Düzensiz Cüce Pegasus yaklaşık olarak 3 milyon ışık yılı büyüklüğündedir. İçinde ne kadar yıldız veya gezegen barındırdığına dair çok fazla bilgi yoktur.

Kurgu pegasus galaksisi
Milyonlarca yıl önce Eskiler Smanyolu Galaksisinden ayrılarak yeni bir galaksiye geçiş yapmışlardı. Bu galaksi içerisinde binden fazla insan yaşamını destekleyen gezegene sahip Pegasus galaksisiydi. Atlantis gemi şehirleri ile Pegasus Galaksisine geçen Eskiler, burada da Samanyolu galaksisindeki gibi çeşitli dünyalara insanlar yerşeştirerek ve aynı zamanda yine bir yıldız geçidi ağı kurarak kendi evrimlerine devam etmek için araştırmalarına devam etmişlerdir.

Milyonlarca yıl süren araştırma ve deneyler esnasında bazı hatalar yapılmış ancak bazı hataların telafisi mümkün olmamıştı. Zaman içerisinde Eskilerin deneyleri sonucunda ortaya çıkmış olan insanların yaşamlarını emerek beslenen Wraith ırkı, yaratıcıları ile savaşa girmiş ve binlerce yıl boyunca savaşmışlardır. Yıllar boyunca süren savaşlar sonucunda Eskiler özel bir veri kristali sayesinde Samanyolu Galaksisine geçişi sağlayabilen tek geçit; Atlantis Geçidini; korumak amacı ile Atlantis şehrini okyanusun dibine batırarak, terk etmiş ve Samanyolu Galaksisine geri dönmüşlerdir.

Bu olaydan sonra Pegasus Galaksisindeki insan toplumları kendi gelişimlerine devam etmiş, kimisi yüksek teknolojiye sahip olmuş, kimisi basit tarım toplumları olarak kalmışlardır. Geçen süre zarfında Wraithler düzenli olarak uyumuş ve uyandıklarında bazen fazla güçlenmiş toplulukları zayıflatmak için onlardan beslenmiş, medeniyetlerini yok etmiş; bazen de sadece besin kaynağı olarak esir almalar yapmıştı.

Yine bir uyku periyotlarındayken Dünya Araştırma Ekibi Pegasus Galaksisindeki Atlantis Şehrine ulaşmış ve şehrin tükenmiş olan
Enerji Kaynağı olan ZPM'ünün (Zero Point Module) yenisini bulmak için araştırma yapmaya çıkmıştı. Bu sırada Wraithlerin kurmuş olduğu bir sistemi harekete geçirerek Wraithleri uykularından erken uyandırmış ve toplu bir yıkımın ve soykırımın başlamasına sebep olmuştu.  Sıfır Nokta Modülü(ZPM).


Popüler Stargate SG-1 dizisinin alternatif devamı olarak çekilen bu dizide, Diplomat Dr. Elizabeth Weir'ın öncülüğünde farklı milletlerden gelen bir bilim adamı ve asker grubu, Atlantis'e doğru geri dönüşü olmayan bir yolculuğa çıkarlar. Görevleri büyük güçlere sahip kadim ırklar tarafından inşa edildiği anlaşılan bu şehrin gizemlerini araştırmak ve keşiflerini dünyaya getirmektir. Ancak geri dönüşleri, bunu sağlayacak teknolojiyi Atlantis'te bulmalarına bağlıdır; hiçbir destek veya kurtarma görevi olmayacaktır.

   

  

Senaryo
Atlantis macerası Stargate SG-1'in 6. sezonunun sonlarında başladı. Düzen efendisi (Goa'uld) Anubis, Abydos'a saldıracaktır. Ekibimiz Abydos'a gider. Bu arada SG-1'in 4. üyesi Jonas Quin'dir. Daniel Jackson ölmeden önce farklı bir varoluş seviyesine yükselmiştir. Abydos'ta piramidin altında gizli bir bölme bulan ekibimizin yardıma yükselmiş olan Daniel koşar. Daniel onlara yardım ederken, Kadimler'in dilinde kayıp bir şehirden bahseden bir tablet bulur. 7. sezonda Daniel geri döner. Sezon boyunca Kayıp şehir birçok kez gündeme gelir. Ancak 7. sezon sonunda Lost City adlı 2 parçalık bölümde Atlantis'in yolu açılır. Araştırmalar sonucu bin gezende Kadimlerin tüm bilgisi barındıran ve kullanana bu bilgiyi aktaran cihazı bulurlar. Daha önceden tecrübeli ola O'Neill onu tekrar kullanır. O'Neill bilgiyi aldıktan sonra evrendeki bir gezegene gitmeyi ister. Bu sırada Anubis filosuyla Dünyayı kuşatmaktadır.

Ekibimiz ise Goa'uld'u yenebilecek tek teknolojinin Kadimlerde olduğunu düşünmektedir. Bu amaçla kayıp şehrin O'Neill'ın gitmek istediği gezende olduğunu düşünmektedirler. Oraya giderler. Ancak gezende hiçbir yapı görünmez, yaşam şartlarıysa sıfırdır.

                               

O'Neill gezende bir dağın içindeki tapınakta bir enerji kaynağı olan SNM (Sıfır Noktası Modülü) adlı cihazı alır. Ve tekrar dünyaya dönerler. Anubis saldırıya başlamıştır. Ekibimiz Antartika'ya gider. Orada Kadimlere ait bir tapınak daha bulunur. SNM ile bu tapınaktaki silah ateşlenir ve Anubis yenilir. Ve bu tapınakta yapılan arştırmalarla Atlantis'in dünyada değil Pegasus galaksisinde olduğu tespit edilir.

Bu galaksideki bir gezegende Kadimlerin şehrini bulan Atlantis ekibi buraya üs kurar. Yeni üssün lideri ise bir ara Stargate Komutanlığı yapmış olan Dr. Weir'dır. Yeni ekip yepyeni meceralara başlar.

Farklı ülkelerden kurulu ekiple Atlantis'in keşfi başlar. Atlantis'in oyuncuları SG-1 dizisinde özellikle ilgili bölümlerde rol almış oyuncularla, Stargate ailesine yeni katılmış oyunculardan oluşmakta. Zaman geldikçe SG-1 karakterleri de bu diziye konuk olmuştur.

SG-1 dizisinin bitmesinin ardından Amanda Tapping, Samanta Carter karakteriyle Atlantis dizisinin 4. sezonundan itibaren rol almıştır. ●

Sıfır Noktası Modülü (SNM)

SNM'nin Türkçe açılımı Sıfır Noktası Modülü'dür, İngilizce kısaltması ZPM ve orjinal açılımı; Zero Point Module'dür.

Stargate evreninde kullanılan, şu andaki enerji tipleri ile kıyaslandığı zaman neredeyse sınırsız gibi görünen, silindirik, enerji kaynağıdır. Diziye Zero Point Energy kavramından girmiş olması muhtemeldir. İstenildiği zaman süper patlamalar yaratabilmesi de ayrı bir özelliğidir.

Kısaca SNM
Sıfır Noktası Modülü, güçlü ve çok uzun süre dayanabilecek enerji bulunduran şehirler ve galaksiler arası uzay araçlarında da kulanılan bir enerji kaynağıdır. SNM, Kadimler tarafından icat edilmiş ve hem Dünya'da hem de Pegasus galaksisinde saptanmıştır. Atlantis ekibinin üyeleri şehirdeki SNM tükenmek üzere olduğu için ve Atlantis şehrini ayakta tutabilmek için Pegasus galaksisindeki gezengenlerde mümkün olduğunca hızlı bir şekilde yeni bir SNM bulmak zorundadırlar. Atlantis için bir SNM hayatta kalma veya yenilgi arasındaki fark anlamına gelir, ve ekibin Dünya'ya dönmesi için gerçekten çok önemlidir.

Zero Point Module

The Zero Point Module, or ZPM for short, is an Ancient power source capable of providing power to Ancient systems for extremely long periods of time. The device itself is cylindrical, with a crystal-like surface, and derives its power from contained subspace.

 

Ancient technology that requires vast amounts of energy is operated by ZPMs. Atlantis, at peak efficiency, is operated by three such ZPMs. When a ZPM is connected to the Stargate, an eighth chevron can be dialled, establishing a wormhole to another galaxy.

 

The Atlantis expedition currently has just one ZPM which is kept to power the shield and cloaking device of the city, should the Wraith attack.

 

                        

                      


                   


SNM Çalışma Mantığı
Zero Point Energy diye tabir edilen olguda olabilecek en düşük düzeyde bile olsa bir sistemde yine de sıfırın üstü bir değerde enerji bulunması prensibinden hareketle çalışan Stargate (ve Star Trek) teknolojisidir. Teorik olarak bu Sıfır Noktası Enerjisini çekmeyi bir şekilde başarabilirseniz bu enerji Sıfır Noktası Enerjisi olduğu, yani bundan düşük bir enerji düzeyi mümkün olmadığı için sınırsız (daha doğrusu sadece enerji çekme hızınızla sınırlı, sonsuz) bir enerji kaynağına kavuşursunuz Ancient (Kadim) ırkı bir şekilde bunu başarmış, bu yöntemi kullanarak da Sıfır Noktası Modül'leri yaratmıştır. Bu modüller öye güçlüdürler ki, birinin patlaması bir güneş sistemini tamamen yok edebilir. Asgard'ların bile elinde henüz bu boyda bir teknoloji mevcut değildir, SGC(Stargate Center)'nin normalde kullandığı Naqahdah Jeneratörleri, ki el kadar bir Naqadah Jeneratörü SGC'nin neredeyse bütün enerji ihtiyacını karşılayabilmektedir, kelimesinin yanından bile geçemez. Yani Atlantis'te daha iyi anlaşılır; sekiz tane gayet haşmetli olan Naqadah reaktörü şehrin ancak temel fonksiyonlarını çok düşük bir düzeyde çalıştırmaya yeterken, bir SNM şehrin bütün sistemlerini ve muazzam kalkanlarını aktif hale getirmeye yetmektedir. Tabii şehrin havalanıp uzaya çıkması, hipeuzay'a girmesi, inanılmaz hızlarda galaksilerarası seyahat etmesi vs. için üç tane SNM gerektiği gerçeği Atlantis'in ne kadar büyük, karmaşık ve güçlü bir eser olduğunu da gösterir. ●
 

                             

Kadim teknolojisi Stargate (Yıldız Geçidi)

Türkçe çevirisi Yıldız geçidi olan bu kadim teknoloji uzaydaki uzak 2 nokta arasında hızlı bir şekilde seyahat edilmesini sağlar.Stargate kurgusal bir süperiletkendir, üzerinde toplamda 38 sembol bulunur her sembol uzayda bir noktayı temsil eder. SG-1 Sezon 10 da kullanılan Gate Drive haricinde uzayda seyahat için en hızlı yoldur.Bildiğimiz kadarıyla kadimler tarafından Hem samanyolu galaksisine hemde Pegasus galaksisindeki her yaşanılabilen gezegene yerleştirilmiştir.Bunun yanı sıra Stargate in ilk versiyonları Kadim gemisi Destiny(Türkçe çevirisi kader) ile bilinmeyen uzaklıklarda yaşanılanıbilir gezegenlere hala yerleştirildigi bir gerçektir (Stargate Evreninde )

Stargate Çalışma Mantığı

Stargate uzayda 2 nokta arasında sabit bir Wormhole (solucan deliği) yaratarak tek taraflı seyahat etmemizi sağlar. Stargate uzayda 2 nokta arasında 7 sembol ile (aynı galaksi içinde) uzayda 6 kordinat bir noktayı simgeler 7. nokta ise stargatein bulundugu gezegenin kodudur. Farklı galaksiler arasında 8 sembol ile çalışırlar normalde oldugu gibi 6 sembol variş noktası 7. sembol başlangıç noktası 8. sembol ise uzaklığı belirler.Son olarak SG-U (Stargate Universe)serisinde stargate in temel olarak 9 sembolden oluşmasından ileri gelerek bu 9 sembolün özel bi sembol olduğunu öne sürerek yeterli enerji ile Destiny'i hedefleyen bir semboller grubu olduğu öne sürülmüştür.

 

Süpersicim Kuramı

Süpersicim teorisine göre bütün parçacıklar ve kuvvet taşıyıcıları (elektronlar, kuarklar, fotonlar, gravitonlar, vs) Planck sabiti çapındaki boyutlara sahip sicimlerden oluşur. Uçları halka şeklinde açık veya kapalı olabilen bu sicimlerin farklı titreşim şekilleri söz konusudur. Teorinin en cazip yönü, dört temel kuvveti ve onlarca temel parçacığı basit bir sicimin titreşimleri ve hareketleri cinsinden ifade edebilmesidir. Fizikle ilgili olanlar, bunun ne kadar büyük bir kolaylık olduğunu bilir.

Teorinin en sıra dışı özelliği, sicimlerin titreşim ve salınımlarını ifade edebilmek için tam 10 boyuta ihtiyaç duyulmasıdır. Zaman için bir ve uzay için dokuz boyutta hareket eden bu cisimler, dört boyutlu uzay zamanımızda noktasal parçacıkları ve bu parçacıklar arasındaki etkileşimleri oluşturmaktadır. Gözlemleyebildiğimiz dört boyutun dışında kalan boyutların kendi üzerine kıvrıldığı ve çok ufak kaldıkları için fark edilmedikleri düşünülmektedir.

Süpersicimler seviyesinde inanılmaz bir kargaşa, bir yuvarlanma ve köpürme ve sürekli bir değişim var. Austin Texas Üniversitesi’nden John Wheeler şunları söylüyor: “Uzay, üzerinden uçan pilota dümdüz görünen ama içine düşen bahtsız kelebek için feci bir keşmekeş olan bir okyanusa benziyor. Daha yakından bakıldıkça daha fazla hareketlilik gösteriyor, yapının içine girildiğindeyse her yer sicimler ve deliklerden oluşuyor.”

Einstein’in genel görelilik kuramı da, bu köpüğümsü özelliğin bütün uzayda bulunmasını zorunlu kılıyor. Sicim teorisi ile daha bir anlam kazanmaya başlayan teori ise, “Herşeyin Teorisi.” Kâinattaki tüm parçacıkları ve etkileşimleri bir çatı altında toplayacak Herşeyin Teorisi (Theory of Everything), Einstein'dan beri tüm fizikçilerin en büyük hayalini oluşturuyor aslında. Çünkü maddeyi, vakumu ve evrenin başlangıcını daha iyi anlayabilmek için fizik dünyası öteden beri böylesi kuşatıcı bir çatı teoriye ihtiyaç duyuyor. İşte Süpersicim Teorisi, dev fizik problemlerini izah yeteneğiyle bu konuda ümit veriyor.

Günümüzde hareketleri belli bir uzay zaman çatısı altında yaklaşımlarla formüllendirilmeye çalışılan sicim teorisi sağlam bir zemine oturtulabilirse, “uzay zaman”ın ne olduğu ve nasıl ortaya çıktığı, dolayısıyla “uzayın dokusu” “esir maddesi” nin yapı ve mahiyeti hakkında daha doyurucu bilgilere ulaşabileceğiz.

Süpersicim teorisi sadece esir konusunda değil, kâinatın yaratılış sırlarını da izah etmeye aday. Mevcut fizik teorilerine göre, kâinat “yalancı vakum”dan “gerçek vakum“ durumuna bir kuantum sıçramasıyla yaratıldı. Astrofizikçiler yaptıkları hesaplamalarla kâinatın toplam enerjisinin yaklaşık sıfır olduğu iddiasında. Bu gayet makul bir iddia. Çünkü gerçekten de kütle ve hareket enerjilerinden meydana gelen pozitif enerjinin, çekim gücünün oluşturduğu negatif enerji ile hemen hemen aynı büyüklüğü göstermesi gerekir. Bu keşfin ilginç bir yanı da, muazzam genişlikteki kâinatın “yoktan var edildiğini” farklı bir yönden ispat etmesidir.

Altyapı
Kuramsal fiziğin en temel problemi kütleçekimi tanımlayan ve onu büyük ölçekli yapılara (yıldızlar, galaksiler) uygulayan genel görelilik ile atomik ölçekte etki yapan diğer üç temel kuvveti tanımlayan kuantum mekaniği arasındaki uyumu sağlamaktır..

Bir kuvvetin kuantum alan kuramının gelişmesi değişmez bir şekilde sonsuz olasılıkla sonuçlanır. Fizikçiler bu sonsuzlukları bertaraf etmek için üç temel kuvvette (elektromanyetik, güçlü nükleer kuvvet ve zayıf nükleer kuvvet) işe yarayan ancak kütleçekimde yaramayan matematiksel teknikler (renormalizasyon) geliştirdiler. Bu yüzden kütleçekimin kuantum kuramının gelişmesi diğer kuvvetler için kullanılandan farklı bir yolla olmalıdır.

Temel düşünce
Kuramın esası rezonans frekansında titreşen Planck uzunluğundaki (yaklaşık 10-33 m) sicimlerdir. Kuramdaki her sicim eşit rezonansa veya harmoniğe sahiptir. Farklı harmonikler farklı kuvvetleri belirtir. Bir sicimdeki stres Planck kuvveti türündedir (1044 newton). Graviton (kütleçekim kuvvetinin henüz kuramsal olan ayar parçacığı) bu kuramla dalga genliği sıfır olan bir sicim olarak öngörülür.

Ekstra Boyutlar
Fiziksel uzay 3 boyutlu olarak gözlenir (zamanın da alınmasıyla 4 boyut), bir fiziksel kuram bunu göz önünde tutmalıdır. Yine de bir kuramın dörtten fazla boyut içermesini, yalnız başına, engelleyen hiçbir şey yoktur. Sicim kuramında tutarlılık uzay-zamanın 10, 11 ve 26 boyuttta olmasını gerektirir. Gözlem ve kuram arasındaki bu çatışma gözlenemeyen boyutların compactified (katılaştırılmış) yapılmasıyla çözümlenir.

Daha yüksek sayıda boyutların canlandırılması insan zihni için zordur, çünkü insan 3 uzaysal boyutta hareket edebilir. Bu sınırlandırma ile başedebilmenin yolu bu fazladan boyutları herhangi bir şekilde canlandırmaya çalışmak yerine bunları olayların işleyişini tanımlayan denklemlerdeki fazladan numaralar olarak düşünmekten geçer. ●

 

Yıldız Geçidi (film)

1994'da Roland Emmerich tarafından çekilen bilimkurgu filmi. Daha sonra dizisi de yapılmıştır.

Orjinal Adı Stargate'dir. Yıldız Geçidi, galaksiler arası yolculuk yapmaya yarayan, Naquadah adı verilen, dünyada bulunmayan, Süper İletken özelliği taşıyan ve çok yüksek bir enerji potansiyeli bulunan bir element'ten yapılmıştır. Yıldız Geçidi, yaklaşık 6-7 metre çapında içi boş bir halka şeklindedir. Genellikle insan vücudunu ve insanların yaptıkları teknolojileri, enerji formuna dönüştürerek iki yıldız geçidi arasında aktarım yapar. Temel mantığı ise, bir geçitten diğer geçide bağlanmak için 7 adet sembole ihtiyaç duyulmaktadır. Her sembol bir koordinatı temsil eder. DHD ile girilen semboller sayesinde bir gezegenden diğer bir gezegene alt uzay ağı sayesinde bir solucan deliği açılmış olur. Temel fizik kurallarını biraz alt üst etse de filmin konusu bu şekildedir. Bu açılan solucan deliği ne tarafa açılmışsa gönderilen enerji tek taraflı gitmektedir. Yani kaynaktan hedefe doğru bir aktarım sözkonusudur. Hedeften kaynağa doğru yapılan bir aktarım olduğu anda, o aktarım alt uzayda kaybolmaktadır. Yani bir insan, iki geçit arasında yolculuk yaparken ilk geçitten girdiği anda, ufuk çizgisi denilen bölümde(ilk geçidin arka kısmının başlangıcı) moleküllerine ayrılıyor. Ardından ilk geçidin geçici belleğinde saklanıyor(buffer). Alt uzay ağından oluşturulan
solucan deliği (wormhole) aracılığıyla diğer geçidin geçici belleğine ulaştırılıyor. Aktarım bittikten sonra bu işlemin tersi uygulanıyor. Bu işlem esnasında geçen süre bir galaksinin içindeki geçitler arasında 1-10 saniye sürmektedir. Bir galaksiden diğer galaksiye geçit açmak için 8. sembol gerekmektedir. Ayrıca gereken anormal miktardaki enerjiyi de Sıfır Nokta Modülü(SNM) ile sağlıyoruz. Bu solucan deliğinden geçerken geçit bağlantısı koparsa, yine transfer edilmekte olan bilgi(veya enerji) alt uzayda kaybolmaktadır. Her geçidin kendine ait hataları önlemek amacıyla yapılmış koruma protokolleri bulunmaktadır. Bu protokoller uygulanmadığı veya atlandığı takdirde gezegenler veya güneş sistemleri için hayati durumlar ortaya çıkabilir. Çünkü Naquadah adlı element aşırı yüklendiğinde bir gezegeni veya bir güneş sistemini patlatacak kapasiteye sahiptir. İki geçit arasında maksimum 38 dakikalık bir süre ile bağlantı kurup aktarım yapılabilir. 38. dakikadan sonra aktarım otomatik olarak sona ermekte ve iki geçit arasında oluşturulan solucan deliği kapanmaktadır. Yıldız Geçidi'nin çalıştırmayı başaran kişi, Yıldız Geçidi adlı filmde oynayan James Spader (dizideki adı Daniel Jackson)'dır.

    

Yıldız Geçidi (cihaz)

Yıldız Geçidi SG-1 dizisinden bir Yıldız Geçidi cihazı.Yıldız Geçidi, üzerinde değişik semboller bulunan daire şeklindeki cihazın adıdır. Daire üzerinde sembollerin yanı sıra, sembollere kilitlenen dişler de vardır. Her sembol bir takımyıldızı simgeler. Takımyıldızların şekillerini biliyorsanız, Kral, Orion, Akrep takım yıldızlarını Yıldız Geçidi üzerinde kolaylıkla bulabilirsiniz. Her yedili sembol dizisi uzayda başka bir Yıldız Geçidi'ni yani daire şeklinde cihazı ifade eder. Telefon gibi numara yerine sembolleri girince o sembollere sahip olan geçite bağlantı kurulur (Semboller Yıldız Geçit'lerinin yakınlarında bulunan DHD adlı kumanda panelinden girilir)

Bu bağlantı solucan deliği olarak ifade edilir. Bağlantı kurulduğunda daire şeklindeki Yıldız Geçidi'nin içi mavi bir suya benzeyen maddeyle kaplanır. Bunun içine giren kişi atomlarına ayrılır. Diğer geçitte ise yeniden birleşerek tek vücut olur. Bir solucan deliği yeterli güç gelirse 38 dakika açık olur. Geçitte sembolü giren taraftan geçiş olur. Diğer taraftan aksi yönde madde iletimi olmaz. Ama iki tarafta da Yıldız Geçidi açık durumdayken telsiz frekansları geçitten geçebilir, bu sayede aksi yönde madde iletimi olmazkez, telsizlerle iletişim kurulabilir. Evrenin her tarafında bu geçitlerden vardır. Dünya'daki Yıldız Geçitleri ise Mısır ve Antarktika'da bulunmaktadır.

 8. Sembol
Bu sembol başka galaksilere solucan delikleri oluşturmak için kullanılır.

9. Sembol
Kadimler tarafından yapılan araştırma gemisi Kader'e solucan deliği kurmak için kullanılıyor.

DHD (Yıldız Geçidi)

DHD (Dial Home Device) cihazı, Yıldız Geçidi evreninde, geçitleri başka bir gezegendeki geçidi tıpkı bir telefon gibi arayarak oraya bağlanmasını sağlayan Yıldız Geçidi'nin yakınlarından bulunan bir kumanda panelidir.

Bu cihaz ilk olarak Abydos'ta Daniel Jackson tarafından keşfedilmiştir. Çoğu Yıldız Kapısı DHD cihazı ile açılır. Yıldız Geçidi üzerinde bulunan her sembol, DHD cihazının üstünde de bulunmaktadır. Gidilmek istenilen gezegenin adresi DHD cihazı üzerinde bulunan semboller kullanılarak çevrilir ve adres girme işlemi bittikten sonra, DHD cihazının tam ortasında bulunan büyük-kırmızı daire şeklindeki butona basılır. Ancak girilen adres geçerli bir adres olmalıdır, yoksa Yıldız Geçidi faaliyete geçemez.

DHD cihazlarının farklı tipleri vardır:

Samanyolu Yıldız Geçidi sisteminde, takımyıldızları temsil eden 38 sembollü DHD cihazı,
Pegasus gökadasının sisteminde, Kadimler tarafından belirlenen 36 sembollü DHD cihazı,
Atlantis şehrinin özel DHD cihazı,
Gölet Dalgıç'larının (Jumper) içinde bulunan özel DHD cihazı.
Stargate Universe'de yer alan yeni nesil Yıldız Geçidi sistemlerini açabilen küçük DHD cihazı (küçük bir kumanda boyutlarında)
 

                                  

                                       

                                                  

 

STAR GATE   (YILDIZ KAPISI)   YILDIZ GEÇİDİ (FİLM)  / Stargate Universe

 

Hiçbir yazı/ resim  izinsiz olarak kullanılamaz!!  Telif hakları uyarınca bu bir suçtur..! Tüm hakları Çetin BAL' a aittir. Kaynak gösterilmek şartıyla  siteden alıntı yapılabilir.

© 1998  Cetin BAL - GSM:+90  05366063183 -Turkiye / Denizli 

Ana Sayfa / Index E-MailKuantum Fiziği /  UFO Technology /

                                                 Roket bilimi / UFO Galerisi / Astronomy